Eğitim gönül işidir
Karadiğin Kemal Tekin Yatılı Kız ve Erkek Kur’an Kursu yöneticiliği
görevini yürüten Yaşar ve Kemal Tekin kardeşler, eğitime hizmet etmenin
bir gönül işi olduğunu söylediler.
BAŞLARKEN
Konya’ ya hizmet edenleri, sizlerle tanıştırmak ve yaptıklarını
kamuoyu ile paylaşmak için başlattığımız “Konya ya hizmet edenler”
söyleşimizi bugün, eğitime gönül veren değerli büyüğümüz rahmetli Kemal
Tekin’in eseri olan Karadiğin Kemal Tekin Yatılı Kız ve Erkek Kur’an Kursu
ile babalarından devraldıkları ‘Gönüllü eğitimci’ bayrağını devam
ettirmeye çalışan Yaşar ve Kemal Tekin kardeşlerle sürdürüyoruz. İşte,
rahmetli babasının adını taşıyan Kemal Tekin’den aldığımız bilgilerle
Karadiğin Kur’an Kursu ve Tekin ailesi
Babanız Kemal Tekin ve adını taşıyan Kuran Kursunun yapılışını anlatır
mısınız?
Babam rahmetli Kemal Tekin 1934 yılında Karadiğin kasabasında doğmuş.
Köyde tarım ve hayvancılıkla uğraşırken 1966 yılında Konya merkeze gelerek
besicilik ve ticaretle uğraşmaya başlamış.
Bize, dedemin savaşlara katılıp İngilizlere esir düştüğünü ve çok
yoksulluk içinde büyüdüklerini anlatırdı. İşte bu dönemde babam amelelikle
geçimini sağlamaya başlamış. 16 yaşında evlenerek kendi yuvasını kurmuş.
İleriki yıllarda hayvancılığa merak sarmış, besicilik yapmaya başlamış.
Bir gün tarlada hasat işi yaparken, yorulup dinlenmek istediği esnada
uykuya dalmış ve o anda rüyasında Botsa, Gilistra,Beyşehir, Hatıp ve
Çayırbağını kapsayan alanı cami duvarı ile çevirdiğini görmüş.Uyanınca
rüyasını anneme anlattıktan sonra, o anda ki durumuna bakıp ‘Biz ne cami
avlu duvarı çekeceğiz. Amelelik yaparak bu işler olur mu kalk işimize
bakalım’ der.
Tarla da hasat işini bitirdikten sonra küçükbaş ve büyükbaş hayvan alım ve
satım işine hız vermiş. İşleri iyi gittiği için 1973 yılında Konya
merkezde, dostlarına kendi beslediği hayvanın etini vermek için kasap
dükkanı açarak esnaflık alanına da geçmiş. Maddi olarak durumu iyileşince
bir hayır kurumuna o zamanın parası ile 500 lira yardımda bulunmak
istediğini söylemiş. Bu isteğini köyde arkadaşları ile sohbet esnasında da
tekrarlayınca, köylü babama ‘bir mescit yaptırmasını’ teklif etmiş.
Babamda kabul eder ama köyün neresine yapılacağı konusunda ihtilaf çıkar
ve babama derler ki; Sizin babadan kalma yere yapın. Önerilen arazi ise
babam ve 4 kardeşine ait bir yer. Yani 5 kardeşin ortak yeri. Babam
kardeşlerine durumu anlatır onlarda kabul ederler.
Size bu tarlanın hikayesini de anlatayım.
Dedemin harbe gitmesi sonucu 5 çocuk yetim ve öksüz kalmış. Başkaları
gözünde değersiz olduğu için kimsesi olmayan babam ve kardeşlerine
verirler. Cami yapılması için teklif ettikleri yer burası. Kardeşleri
kabul edince hemen cami inşaatı da başlamış.
Babam hep derdi ki; kimsenin beğenmediği yerde şimdi Kuran okunuyor,
ezanlar okunuyor. Oysa iyi yerleri aldım diyenlerde, “Sen benim sınıra
geçtin, ben geçmedim diye bir birleriyle kavga ediyorlar” derdi.
1979 da yılında Cami olarak başlanılan inşaat, 2 katlı ve 250 yatak
kapasiteli olarak tamamlanır ve 1984 yılında çok güzel bir Kuran kursu
olarak hizmete girer. Aynı yıl Diyanet İşleri Başkanlığı’nın müfredatı
doğrultusunda eğitim ve öğretim yapılması için Konya İl Müftülüğü emrine
verilir.
Kuran Kursu’na gelen öğrencilerin barınma ve iaşesi nasıl temin
edilirdi?
Kuran Kursu yatılı olduğu için gelen öğrencilerin barınma ve iaşe gibi tüm
masraflarını babam üstlendi. O yıllarda kursta kalan öğrencilerden hiçbir
ücret talep etmiyor, üstelik giyimlerini bile biz karşılıyorduk. Artan
ilgi sonucu Kuran Kursu talebeye cevap veremez duruma gelmiş büyük bir
yığılma olmuştu. Hayırsever iş adamlarımız da katkıda bulunuyordu.
Kuran öğrenmek isteyen öğrencilerin mağdur olmaması için süratle yeni
binalar inşa etmeye hız verildi.1995 yılında KARADİĞİN KEMAL TEKİN KIZ VE
ERKEK KURAN KURSU adı ile aile vakfımızı kurarak hizmet ağını genişletme
kararı aldık. Böylece daha fazla talebeye en iyi hizmeti vermeyi
amaçladık. Babam bu hizmetine rahmetli olduğu 2003 yılına kadar aralıksız
devam etmiştir.
Rahmetli babam sadece Kuran kursu ile değil, Karadiğin halkının sorunları
ile de birebir ilgileniyordu. O zaman köyümüzün en büyük sorunu ulaşımdı.
Yollarımız o kadar bozuktu ki, iki araba yan yana geçemezdi. Yolumuzun
genişletilmesi için büyük uğraşlar verdi. Hatta daha çok hizmet verebilmek
için Karadiğin Belediye Başkanları ile de iyi bir diyalog içindeydi.
Köyümüzün su sorunu vardı.13 km uzaktaki İsbikaya dediğimiz yerden su
getirilmesi için dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’a kadar gitti.
Suyun köyümüz için ne kadar önemli olduğunu, su gelmemesi halinde köyün
dağılacağını ısrarla ifade etmesinin ardından su sorunu da çözülüp her
evde musluklar akar olunca, bütün aile çok sevinmiştik.
Böylece eşek sırtında gelen suyla besicilik olmayacağı için çeşmelerin
akması ile besicilik hızla yaygınlaşmış dağılma noktasında olan 250
hanelik Karadiğin halkı da, köyü terk etmek yerine köyde kalarak nüfusun
artmasına ve Karadiğin’in kasaba olmasına katkı sağlamıştır.
Kemal Tekin isminin verilmesini neye bağlıyorsunuz?
Babam rahmetli Kemal Tekin 4 erkek ve 1 kız kardeş idi. Kur’an Kursu
yaptırdıkları tarlada köyün en kenarında ve 5 kardeşindi. Fakat bugün
kasabamızın içinde kalmıştır. Rahmetli, baba yurdu Karadiğin kasabasına
olmak kaydıyla, Konya ve Türkiye genelindeki bütün kesimlere hitap
edebilecek biçimde bir kurs yaptırmak ister.
Bunu kardeşlerine söyler ve onlarda kabul ederler. Bu arada amcalarım
Yusuf Tekin, Bekir Tekin, İsmet Tekin ve halam Latife Satılmazı da anmadan
geçemem. Allah hepsinden razı olsun. Allah rahmet eylesin.
25 bin metre kare alan üzerine sadece Allah rızası için büyükçe bir Kuran
Kursu ile yanına 500 kişilik yemek hanesi, 500 kişilik çift minareli bir
nakış işlemeli camisi, 2 katlı ve dubleks lojmanları, yine büyükçe
yaklaşık 80 kız öğrenciyi barındıracak Kız Kuran Kursu yaptırmışlar.
Kız Kuran kursunda halen kızlarımız okumaya devam etmektedirler. Babam
rahmetli yeşilliğe de çok önem verirdi. Kurs binasının da içinde olduğu 25
bin metre kare alanın belli yerlerine 4 bin kavak ağacı, 300 çeşitli çam
ağaçları, bin 500 adet meyve ağaçları dikti. Bu ağaçları dikerken bizde
yanındaydık ve bize derdi ki; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) bir
Hadisi Şerifi’nde “Elinde bir fidanı olan, eğer o anda kıyamet kopuyor
olsa da o fidanı diksin” buyurmuştur. Bu yeşilin ne kadar önemli olduğunu
ifade eder. Biz peygamberimizin tavsiyesini yerine getirelim de herkese
örnek olalım”
Bu kadar güzel çalışmalar yapan gerek kendi kasaba halkına, gerekse
Konya’ya ve Türk insanına faydalı olmuş, üstelik kimseden hiçbir beklenti
ve hiçbir menfaat gözetmeden 25 bin metreyi vakfetmiş, koskoca bir alan
üzerine de bu müştemilatı kurmuş olan bu insanın adının, yaptırdığı Kuran
Kursu’nda yaşamasına her halde herkes saygı duyar.
Babama bu çalışmaları yaptığı dönemlerde, gerek valilerimiz, gerekse
belediye başkanlarımız gayretli çalışmalarından dolayı manevi değeri çok
büyük olan plaket vererek onurlandırdılar. Yine, Kuran kursuna yapmış
olduğu bu çalışmalarından dolayı da zamanın Diyanet İşleri Başkan
Yardımcısı Halit Güler tarafından da bir plaketle ödüllendirildi.
Kurstan velilere nasıl bir çağrı yapılıyor?
Kursumu tanıtıcı bir broşürümüz var. Velilere genelde o broşürümüz
aracılığıyla şöyle sesleniyoruz.
“Bilindiği üzere Karadiğin kasabasında kurulmuş ve faaliyetine devam eden
Kuran Kursumuzda biricik yavrularımıza zerre, zerre İslâm'ın emirleri,
bunun yanında Kuran’ın nuru ile nurlandırılma çabası sürdürülmektedir.
Doğru ile eğrinin sınırlarını çizerek insanlara en doğru yolu gösteren
Kuran-ı Kerim; hiç şüphesiz ki kendi kaidelerine uygun olarak öğrenilir,
okunur ve okutulur. Ne var ki, bu kolay bir iş değildir. Belki öğrenilmesi
çok kolay olabilir. Fakat O'nu Allah'ın rızasına uygun olarak okuyabilmek
ise başlı başına bir sanattır. Bu sanatı elde edebilmenin tek çıkar yolu
da; hem Kuran-ı Kerim'in okunma, kaidelerini iyice bilmek hem de bu
kaidelerin uygulanışını usta bir öğreticinin önüne diz çökerek
öğrenmektir.
İşte Kuran Kursumuz bu görevi hakkıyla yerine getirmek ve de söz sultanı
Hazreti Peygamberimizin (s.a.v.) "Benim ümmetimin en şereflisi Kuran-ı
yüklenenlerdir." Yani hafızı kelâm olanlardır. "Kim Kuran-ı okur ve onunla
amel ederse kıyâmet gününde anne ve babasına bir taç giydirilir ki, dünya
yüzünde ziyası güneşten daha parlaktır.
"SİZİN EN HAYIRLINIZ' KURAN-I KERİMİ ÖĞRENEN ve ÖĞRETENDİR”
Bu buyruklara mazhar olabilmek hepimizin şu fâni dünyada arzu ettiğimiz
bir gaye olsa gerek. Sizlerin bu kutsal gayeye ulaşabilmeniz için büyük
bir fırsat Kuran Kursumuzun çatışı altına sizleri davet ediyoruz. Geliniz
el ele, gönül gönüle gücümüz nispetinde bu manevi yuvaya kanat gerelim.”
Babanızdan aldığınız bayrağı devam ettirecek misiniz?
Babam Kemal Tekin, kurucusu olduğu Karadiğin Kemal Tekin Kız Ve Erkek
Kuran Kursu hizmetini 1979 - 2003 yılına kadar başarıyla sürdürmüştür.
2003 yılında rahmetli olduktan sonra bu ulvi görevi “Bu yolda durmak yok
diyerek” tüm aile vakfımız adına abim Yaşar Tekin ve ben Kemal Tekin
olarak son nefesimize kadar devam ettireceğiz.
KARADİĞİN KEMAL TEKİN KIZ VE ERKEK KURAN KURSU VAKFI’ nda gerek köyümüzün
gençlerini, gerekse Konya ve Türkiye genelindeki tüm hemşehrilerimizin
çocuklarını kendi öz çocuklarımız gibi görüp bu anlayış doğrultusunda en
iyi hizmeti daha fazla nasıl verebiliriz diye çalışmalarımız hızla devam
etmektedir.
Bir kelamı kibarda şöyle denilmekte: “İnsanlar içerisinde öyle güzel yaşa
ki sen ölünce düşmanın bile sana ağlasın.” Kursunuz da bu söze muhatap
olacak öğrenciler yetiştirmeye çalışıyoruz.
Konyamız manevi değerlere ilgi duyan ve sahip çıkan illerimizin başında
gelir. Biz buradan sesleniyoruz. Kuran Kursu eğitimini görecek yaşa gelmiş
çocuklarımızı Karadiğin Kuran Kursumuza bekliyoruz.
Büyük üstad Necip Fazıl Kısakürek ne güzel söylemiş:
Şu geçeni durdursam çekip de eteğinden
Soruversem: Haberin var mı öleceğinden?
Babam rahmetli bu sözlerin ağırlığını herkes bilmeli diye de bize
tavsiyelerde bulunurdu.
Yine Mevlana hazretlerinin bir sözünü tekrarlamak gerektiğini düşünüyorum.
“Duvar meyil ettiği tarafa yıkılır.”
Biz bu sözleri manevi olarak hizmet etmenin güzelliği olarak algılarız.
İnsanlara hizmet etmek için etkilenecek çok güzel sözler vardır. Bunlardan
şairin şu mısrası da bize ayrı bir şevk verir.
“Mehmedim, sevinin başlar yüksekte,
Ölsekte sevinin, eve dönsekte. Sanma tekerlek kalır tümsekte.”
Kuran Kursu ve kendinizden bahseder misiniz?
Kuran kursumuzda şu anda 60 kız ve erkek öğrenci eğitimlerine devam
etmektedir. Rahmetli babamızın vasiyetini çok şükür yerine getirdik, onun
bize bıraktığı Kurana hizmetkarlık bayrağını kurduğu Kuran kursunda
dalgalandırıyoruz.
Kuran kursumuzda dini bilgileri öğrenen öğrenciler aynı zamanda sosyal
faaliyetlerini de sürdürmektedir.
Kursun içinde yüzme havuzu, voleybol ve basketbol sahası, masa tenisi gibi
sportif faaliyetlerin rahatça yapılacağı tesisler bulunmakta. Ayrıca kursa
gelen öğrencilerin velilerinden yapılan hizmet karşılığı hiçbir ücret
talep edilmiyor. Maddi durumu iyi olmayanlara ayrıca ihtiyaç duydukları
yardımlar da yapılıyor.
Yaşar Tekin kimdir?
1962 yılı Karadiğin doğumluyum. İlk ve orta öğrenimin ardından babamın
yanında kasaplık işine başladım. 1979 yılında Kemal Tekin Kuran Kursu’nun
temel atmasından bu güne kadar eğitimle ilgili yapılan çalışmaların içinde
oldum.
Amacımız devletimize ve milletimize yararlı fertler yetiştirmektir. Bu
gaye ile yolumuza başladık. Öğrencilerimizin daha rahat bir ortamda eğitim
alabilmeleri için babamla beraber ek binalar inşa ederek büyük bir külliye
kurduk. Annemde gerek inşaat dönemi gerekse sonraki dönemlerde olsun hep
babamın en büyük destekçisi olup hep yanımızda oldu.
Son 4 yıla kadar talebe sayımızda azalma olmadı aksine yoğunluktan dolayı
ek binalar yapmaya hazırlanıyorduk. 200 öğrenci mevcudumuz vardı.
Aksamadan hizmetlerimiz devam etmesine rağmen 8 yıllık eğitimin
yasalaşmasıyla öğrenci sayımızda azalmaya başladı.Babam Kemal Tekin’in
rahmetli olduğu 21 Kasım 2003 tarihinden bu yana da kursun işlerini
yürütüyoruz.
Kemal Tekin kimdir?
1971 Konya doğumluyum. İlk ve Ortaokul’dan sonra Konya İmam Hatip
Lisesi’nden mezun oldum. İşlerimiz yoğun olduğu için kendi işimizde
çalışmak zorunda kalmamdan dolayı yüksek okula gitme hayalim
gerçekleşmedi.
1995 yılında aile vakfı kurulunca abim ve annem benim Vakfın Başkanı
olmamı uygun gördü. Çünkü babamın hastalanması ve ardından da rahmetli
olması ile bu yola ailece devam etme kararı verildi. Bu hizmeti, gerek
vakfımızın başkanı gerekse babamızdan gelen bir miras olarak kabullenip
daha büyük bir şevkle yolumuza devam ediyoruz. Öğrencilerimizin eğitim ve
öğretimden artan zamanını değerlendirmeleri için kursumuzda yüzme
havuzları, basketbol sahası, futbol sahası, voleybol sahasının dışında
kitap okuma alışkanlığın artırılması için büyük bir kitaplık açtık.
Kütüphane şeklini alan kitaplıkta, öğrencilerimizin kültürlerini,
bilgilerini artırmaları için çok çeşitli kitaplar bulumaktadır.